Otobüs Durağı

Bir otobüs durağıyım ben şehrin ücrasında bir yokuşun başında.

Kırık döküktür camlarım, direklerim yıkıldı yıkılacak. Yırtık reklam afişlerinin, aşık liseli şiirlerinin ev sahibiyim. Eski püskü bir otobüs durağı. Çok rüzgar esti başımda. Kâh ıslandım hınca hınç yağan yağmurun altında kâh kavruldum yaz güneşinin sıcağında.

Bekliyorum tüm zamanlar. Beklemeyi kolay bellemeyin çok zordur beklemek. Gelene hoş geldin, gidene hoşçakal deyip bir yere gidememek.

Bir otobüs durağıyım ben kimsenin uğramak dahi istemediği, fakirlikten kırılan bir semtin ortasında. Onlarca hayata dokunurum bir günde. Sıcakta serinler, yağmurda sığınırlar. Yokuştan yorulan oturur bazen, bazen de sebepsizce.

Nice hayat akar önümden, nicesinin durağıyım.

Sabahları çok renklidir buralar. Misal mert ve köpeği fıstık. Her gün ilk onlar uğrarlar. Gezmeye çıkarlar tan ağırırken. Sever sayarım fıstığı. Hiç üstüme tükürmedi fıstık. Sarhoş olup kusmadı ya da. Sıkışıp tuvaletini yapmadı bir gece yarısı. Çoğu insandan daha insan bu hayvancağız.

Emine teyzem gelir usulca. Her sabah çok erken saatte uğrar. Bir kaç dükkan ötedeki fırından sıcak ekmek almıştır. Torununa bakmaya gider her sabah. Okuma yazması yok yazık her otobüse sorar hangi semte gittiğini. Azıcıkta telaşe, atıveriyor kendini yola korkuyorum çarpılacak diye.

Elifim var bir tane de. Annesinin elini sıkı sıkı tutar pür neşe gelir sabah sabah. Pek hevesli banka oturmaya. Düşeceksin deyip engeller annesi, bir türlü caydıramaz. Döner durur etrafımda, ele avuca sığmaz.

İçli bir türküye benzer sema bacı. Acının ete kemiğe bürünmüş halidir. Gözlerinden anlarsınız. Eşini kaybetti amansız bir hastalıktan üç çocuğu var. Evlere temizliğe gider her gün.  

Nefes nefese gelir Hakkı amca. Zor bela atar kendini banka. Acı acı soluklanır. Gazetesini açar başlar sövmeye. Garanticidir bir gözü de yoldadır. Nereye gider, necidir hiç öğrenemedim.

Öğrenci Sami'yi unutmak olmaz. Hep son dakika kaçırır otobüsü. Gömlek yakası ve kravatı bir türlü kavuşamaz. Ulan her gün geç kalır mı insan. Ben rastlamadım daha vakitli geldiğine. Efendi çocuktur ama büyüklerine yer verir her zaman saygıda kusur etmez. 

Özlem gelir saçları savura savura, elleri kolları dolu dolu. İçim yasemin kokusuyla dolar. Ellerinde poşetler ne var acaba içlerinde, kumaş mı yine? Otobüse almayacaklar bir gün, poşetlere ayrı bilet kesecekler.

Öğretmen Nihal, Sucu Metin abi, Biletçi Fikri, yaramaz Aslan ve daha onlarcası. Gün böyle geçer gider. Akşam olur, gün batar bir bir dökülürler yorgun argın.

Gece malum sarhoşlara gebeyim. Anlatmayayım sarhoş muhabbeti çekilmez şimdi.

Böyle onlarcası geçer bağrımdan. Bir otobüs durağıyım ben şehrin ücrasında bir yokuşun başında. Bekler dururum. Onlarcanızın hayatına şahit oldum, yorgunum.


Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Yorum Gönder (0)
Daha yeni Daha eski

About