"Bu cinayet mahallinde bolca delil var. İki failin hunharca katlettikleri kurbanın gözü açık kalmış. Sonbaharın alevi, sarısı, kahvesi can bulmuş bir fularda. Kadın failin kokusu sinmiş belki dokusu biraz da. Boşlukta yarım kalmış cümleler var bir de; onlar da cinayetin dehşetiyle yankılanıyorlar. Belki başka bir bahar tekrar can bulur kurban, tamamlanırlar."
"Bana mı diyorsun, kitap mı okuyorsun Emin abi? Kimi vurmuşlar, ölmüş mü?"
"Aşkı vurmuşlar oğlum, öyle 2.80 boylu boyunca uzanmış yatıyor."
"Ne diyon abi vallahi anlamadım."
"Akşam oldu fuları bi yemediğin kaldı diyorum. Konuşmadın mı sen daha kızla? Eşeklik ettim affet beni diyecektin hani. Atıp tutuyordun burada, ne oldu?"
"Ya o iş o kadar kolay olmuyor abi. Konuştum, olmayacak o iş be abi."
"Neden miş?"
"Boş ver be abi. Bizim yolumuz ayrıymış ben onu anladım."
"E ne diye arpacı kumrusu gibi düşünüyorsun o vakit; var yoluna gitsene. Ne oldu?"
"İş arkadaşı var bunun bir tane ona bozuldum, yalaka herif beş dakika boş görmesin yamacında bitiyor, gevşek."
"Eee?"
"Abi başka dertlerde var sade o değil. Bu kızın giyintisi felan da hiç uymuyor bana. Tatlı dille uyardım yola geldiği de yok zaten. Etek boyu bilek üstüne çıkmasın dedim 3 gün konuşmadı benlen. Olacak iş değilmiş boş ver."
"Bak güzel kardeşim Sigmund Freud der ki..."
"Freud kim abi?"
"Kilimcinin kör oğlu! Kimse kim sana ne, sözümü kesme de dinle. Freud’a göre normal kıskançlık, kaybedildiğine inanılan sevgi nesnesinin neden olduğu acı ve kederden, narsistik yaralanmadan, rakibe duyulan düşmanca duygulardan ve az ya da çok var olan özeleştiriden oluşur. Bu herkeste vardır, olur yani. Yansıtılmış kıskançlıksa, kişinin kendi bilinçdışı sadakatsizlik fantezileridir. İşte bu da sen gibi mallarda oluyor."
"Nasıl yani abi?"
"Valla öküzler sevmesin diyor olabilir ama şimdi gariban hayvanları da bu muhabbete meze etmeyelim kesin onlar da senden usludur bu mevzularda. Hoş garibanları Hadım ediyorlar çifte koşmak, yük taşıtmak için ya neyse. Ben bir boğanın ineğin çıplaklığını dert ettiğini görmedim misal. Öküz olsa o da dertmezdi bence bunu. Nasıl bulduysa öyle kabulleniyor, güzel bence."
"Abi sen ne diyon Allahını seversen?"
"Sen sevmeyi de sevilmeyi de hak etmiyorsun oğlum. Onu diyom anladın mı? "