Bir otogarın ayrılağa ve de kavuşmaya gebe ruhu gibi.
Bir esmerin ela gözlerine bir sefer daha, hem de biletsiz kaçak bir yolculuk bu. Savaşa tüfengini unutup gitmek gibi bir aptallık işte, öleceğin malum. Onsuz zaten nefes alınmıyor gözlerim açık kalsa ne olur kalmasa ne olur? Siyah beyaz bir filmin kırmızısı gibi kadrajda. Öylesine saf ve masum, iyiliğe güzelliğe dair ne varsa hepsi işte. Yokken bile bir garip artık hayat. Renkler, cisimler öyle bir karışıyor ki; her yer neredeyse bembeyaz ve silüetlerden ibaret.
Sadece birkaç adım öte, belki de Venüs kadar. Gün batımına konuşlanıyor hep, yüzünde Bahçedeki koca çınarın gölgeleri. İnsan gülümseyince güneşe döner mi hiç? Perçemler perdeliyor arada yüzünü, hızla geriye alıyor ince parmaklı elleriyle. Bir el nasıl bu kadar nahif dokunur?
Farkına varmış mıdır acaba? Hiç sanmıyorum. Belli belirsiz bir günaydın diyor gözlerini kaçırarak her gün ve iyi akşamlar. En uzunu iki kelimeden oluşan nezaketten ibaret iki cümle...
"Sami kardeş, hu! Beni duyuyor musun? Bir nüsha eksik bu evrak alo."
"Yav kardeşim bana ne. Eksikse eksik ne yapayım? Bak fotokopi makinesi orada tamamlayıver. Meşgul etme beni."
"Hasbinallah çıldırdın herhalde sen. Versene evrağın gerisini, işini yapsana, muhasebeden bekliyorlar."
"Veremem efendim veremem."
"Nedenmiş o? "
"İzinliyim ben üç gün boyunca. Bir mesuliyetim yok benim bu evrak üzerinde."
"Hayda şaka mısın oğlum sen?"
"Yoo, aha personel şefi orada sorabilirsin istersen."
"Hangi köyün delisisin sen oğlum, izinliysen ne işin var burada?"
"Şeften izin aldım üç beş gün oturabilir miyim diye ses etmedi. Bir iki gün daha takılır dönerim işe."
"O ne demek? Protesto felan mı yapıyon oğlum, olayın ne senin?"
"Abi izin verirsen kitabımın kalan kısmını yazmaya çalışıyorum. Evde yazayım dedim olmuyor, bir kasvet bastı ki sorma. Çok yer gezdim buradaki kadar hiçbir yerde kafam basmıyor. Çıkaracam ben bu kitabı kararlıyım. Sonra da basacam istifayı."
"Allah akıl ihsan eylesin sana oğlum. Mis gibi memuriyet bırakılır mı? Boş
işler oğlum bunlar, lafla peynir gemisi yürür mü hiç? "
"Anı yazmak, ölümün elinden bir şey kurtarmaktır demiş Andre Gide hiç duymadın mı?"
"Yav bırak bu işleri! Delirtme insanı evrağı ver, dünyayı mı kurtarıyon, uzaya mı çıkıyon, ne yapıyorsan yap."
"Aman! Tamam Al abi evrağını rahat ettin mi? Şimdi izin verirsen kalemim düşünmek istiyor. Hı abi! Bir de ne demiş mevlana biliyor musun?
Cahil insan gülün güzelliğini görmez gider dikenine takılır. Cahille girme münakaşaya; Ya sinirini zıplatır tavana, ya da yazık olur adabına."
"Abi verirsen kalemim düşünmek istiyor. Ha abi! Bir de ne demiş mevlana biliyor musun? Cahil insan gülün güzelliğini görmez gider dikenine takılır. Cahille girme münakaşaya; Ya sinirini zıplatır tavana, ya da yazık olur adabına."
"Hadi lan!"