"Kapı çalıyor bakar mısın?" diye seslendi annesi. Kulaklıkları çıkardı annesinin ne dediğini duymamıştı ama kapı hala çalıyordu. Koşarak indi merdivenlerden. Açtı kapıyı, gelen babasıydı. Elleri kolları poşetlere dolu halde zorla geçti kapıdan.
"Sırtlamışsın çarşıyı pazarı. "dedi kapattı kapıyı kız.
"Gevezelik etme de tut şunları." diye payladı babası. Beraber mutfağa yöneldiler, annesi bulaşık yıkıyordu.
"Hayırdır, akşama ziyafet mi var? "dedi kız.
"Var tabii ya.Kızımız mühendis çıkacak üç beş gün sonra kutlamayalım mı?" dedi babası şefkatle sarılıp bir öpücük kondurdu başına.
O küçük ellerine ilk dokunduğu an canlandı gözünde. İlk kez baba demesi, ilk adımları, ilk okula başlaması. Ne çok ilk yaşamışlardı birlikte.Öyle çabuk yitmişti ki zaman.
"Pekâla küçük hanım sanırım bunun için yeterince bekledin. Ee başımızın etini de az yemedin. Pencereyi açta bir bak bakalım beğenecek misin mezuniyet hediyeni? "dedi babası.
Bir sevinç çığlığı patlattı kız, pencereye koştu. Defalarca teşekkürden sonra çıktı dışarı. Küçük, şirin bir arabaydı hediyesi. Yıllarca ısrar kıyamet aldırmaya çabaladığı arabayı almıştı ailesi.
"Hadi anne yıka ellerini turlayalım biraz" dedi heyecanla.
"İşim çok kuzum siz çıkın babanla" dedi annesi.
Sevinçten deliye dönmüştü. Sokaklarda turladılar bir süre. Babasının külüstürü vura kıra öğrenmişti araba kullanmayı şöförlüğü iyi sayılırdı. Başka bir şehirde okuyordu ve çok uzun zaman olmuştu eve gelmeyeli.Laf lafı açtı bayağı sohbet ettiler babasıyla.
"Ee okul bitti. Senin çıraklığa da bir son verelim artık. Geçersin işin başına, benim emeklilik de başlasın artık tam zamanıdır." dedi babası sevinçle.
Yıllar önce babasıyla birlikte koymuştu bu hedefi önüne. Okulu bitirip babasının işlerini devralacaktı. Boş zamanlarının tümünü babasının iş yerinde işi öğrenerek geçiriyordu. Babasının en büyük hayaliydi bu. Kendisi okumayı çok istemiş okuyamamıştı. O da babasından kalan işi usta çırak ilişkisiyle devralmış, bu zamana kadar iyi kötü bir yerlere kadar getirmişti işi. Gururluydu artık bir mekteplinin eline teslim edecekti işi.
Başlarda kendisi de çok istiyordu ama zamanla uzaklaştı bu fikirden, başka ufuklara yelken açmak daha cazipti. Tabi ailesine hiç bahsetmedi bu durumdan. Uzun süredir söylemekten kaçındığı şeyleri söylemenin, sırtındaki kamburu atmanın vaktiydi.
Kız çekingen bir ifadeyle "Ben de bunu konuşmak istiyordum sizinle"dedi.
"Hayırdır, de bakalım." dedi baba merakla.
"Ben iş için yurt dışında büyük bir firmaya başvurdum baba. Stajyer olarak başvurum olumlu sonuçlandı. İşlemlerim bir ay kadar sürecek.Bir, bir buçuk ay sonra izin verirsen ben şansımı denemek istiyorum."
"Nasıl yani anlamadım?" dedi babası şok içinde.
"Baba ben izin verirsen ..."
"İzin falan vermiyorum efendim. Ne demek şimdi bu.Sen bizden habersiz nasıl böyle bir şey yaparsın.Zaten yapacağını da yapmışsın izini mi kalmış kızım." dedi hiddetle.
"Bir dinlesen, çok iyi bir fırsat benim için " dedi kız yalvarırcasına.
"Dinlemiyorum efendim. Nereden çıktı şimdi bu?" dedi baba.
"Bugüne kadar siz ne istediyseniz onu yaptım. Bu okulu kendim değil siz istediğiniz için okudum. Bana seçme şansı bırakmadınız. Bana hiçbir konuda seçme şansı bırakmadınız. Bari bundan sonra yolumu çizmeme izin verin. Üstelik izin vermeseniz de gitmeyi düşünüyorum." dedi kız. Kararlı ve sonuna kadar haklıydı.
"Senin bu yaptığın düpedüz nankörlük.Biz kızımız okuyacak sırtımızdan yükümüzü alacak diye bekleyelim, hanımefendi bizi bırakıp gitmenin derdini tutsun.Üstelik başkalarının hammalığını yapmak için. Eşeklik bizde ki sana bel bağlamışız bu kadar emek harcamışız. Çek sağa durdur arabayı ben geçecem direksiyona. Otur oturduğun yerde, bir yere gitmek yok. Bu konu kapanmıştır." dedi baba kızı dinlemeye hiç niyeti yoktu.
Kız adı gibi emindi bu konunun kapandığından babasını iyi tanıyordu. İnatçının tekiydi iki cihan bir araya gelse izni koparamayacağının biliyordu. Hayallerine bu kadar yaklaşmışken babasının saçma inadına kurban gitmek en büyük korkusuydu. Bu engelle karşılaşacağının farkındaydı ama yüzleşmek epey sersemletmişti onu.
"Pekâla senin beni dinlemeye niyetin yoksa baba ben de seni dinlemiyorum bundan sonra. Annem babam olmanız size hayatıma sonsuz hükmetme hakkını vermez." dedi kız, gözü dönmüşcesine asıldı gaz pedalına yan yoldan süratle girdi ana yola. Ne oluyor demeye kalmadan başka bir aracın son süratinden nasibini aldı kızla baba.
İki ambulans kalktı kaza mahallinden sonra. Biri ameliyathaneye bir diğeri morga doğru yol alan iki sedye kaldı boşlukta.
*************************************
Çocuklarınızı kendi uzantınız gibi görüp sırtlarına gerçekleştiremediğiniz hayalleri yüklemeyin. Hiç kimse bu dünyada başkasının hayatını yaşamaya mecbur bırakılmayı hak etmez.