Ophelia Nasıl Delirdi?

Ophelia'nın, Shakespeare'in ünlü Hamlet oyunda yalnızca 5 sahnesi vardır. Ama sonraki dönemde sanat çevrelerince kendisine en çok atıf yapılan kadın karakter haline gelir. Oysa ki Shakespeare  Ophelia'yı Hamlet için yaratmış; o olmasaydı da oyunda bir eksiklik hissedilmeyecek kadar yer vermiştir. Ama zaman içinde karakter daha iyi incelendiğinde Hamlet'in bile ününü gölgesinde bırakmış ve kadın deliliğinin sembolü haline gelmiştir. 

Ophelia, Danimarka kraliyetinde önemli bir görevi olan Polonius'un kızıdır. Eril gücün hakim olduğu bir sarayda yaşayan ve etrafı kendisine iffetli biri olmanın önemini söyleyen ve her yerde nasıl davranması gerektiğini telkin eden erkeklerle çevrili olan genç bir kadındır. Çoğu zaman sessizce dinleyen ya da kısa cevaplarla konuşan güzel bir genç kadın. 

Hamlet, kral babasının ölümünden sonra tahta geçen amcasından ve amcasıyla evlenen annesinden şüphelenen bir prenstir. Haklıdır da. Zira kral, Hamlet'in amcasının bir suikastı ile öldürülür. Ve yeni kral, abisinin hem tahtına hem de karısına sahip olur. Hamlet, bu durumu kabullenemez ve gözünü intikam hırsı bürür. Ama amcasının şüphelerini dağıtmak için de deli taklidi yapmaya başlar. 

Ophelia'nın babasına göre ise genç prens, kızının karşılıksız aşkı yüzünden delirmiştir. Oysa işler tam tersidir. Hamlet'e aşık olan Ophelia'dır. Hamlet, başta bu aşka ilgi gösterse de annesine karşı duyduğu tüm öfkeyi Ophelia'ya yönlendirir. Annesinin iffetsiz, onursuz, kurnaz, hain bir kadın olduğunu düşünen Hamlet, kadınların toplumun bir parçası olamayacağını bile düşünür. Ona göre bir kadın ya bir babaya veya eşe ait olmalıdır ya da manastıra gitmelidir. "Manastıra gitmek" ise Elizabeth döneminde geneleve gitmek yerine kullanılan bir tabirdir. 

Hamlet, tüm öfkesini kendisine aşık bir kadın olan Ophelia'dan çıkarmakta, ona hakaretler edip iftiralarda bulunmaktadır. Ophelia'nın babası ve abisi ise şahit oldukları tüm bu süreç boyunca Ophelia'yı değil Hamlet'in gerçekten delirip delirmediğini anlamaya çalışır. Sonunda ise biri gerçekten delirecektir. 

Ophelia, sarayın ve Katolik kilisesinin tüm ikiyüzlülüklerine şahit olmuş hatta bu doğrultuda kendisi de kullanılmıştır. Ama bütün bunlar olurken o kadar sessiz ve tepkisizdir ki sanki hiçbir şeyin farkında değil gibidir. Oysa Ophelia tarihteki en empat kadın karakterlerden biridir. Duyar, görür, hisseder ama eril dünyada susmayı tercih eder. 

Ta ki, babası sevdiği adam olan Hamlet tarafından öldürülünceye kadar. Hayatta sevdiği iki adam vardır. Ve imdi birisi diğerini öldürmüştür. Üstelik aşkına karşılık olmadığı da kesinleşmiştir. İşte burada Ophelia, Hamlet'in aksine gerçekten delirir. 

Yıllar içinde Ophelia'nın delirmesi erotomani yani benzer bir deyişle karasevda olarak değerlendirilir. Özellikle batı sanat dünyasında sıkça rastladığımız bir deli kadın imgesi kendini tekrarlamış olur. Çünkü kadın hassas ve kontrol altında tutulması gereken bir canlıdır ve özellikle bir erkeğin aşkı onu delirtebilir. İradesi ve aklî melekeleri bir erkeğin aşkıyla alt üst olabilecek kadar güçsüzdür.(!) Oysa ki Ophelia'nın sadece karşılıksız aşkı yüzünden delirmiş olduğunu düşünmek fazla sığ bir düşünce olur. Çünkü delirdikten sonra Ophelia, dinleyenlere anlamsız gelen biraz da müstehcen içerikli şarkılar aracılığıyla konuşmaya başlar. delilik, diline vurmuştur. Sessiz kaldığı dönem boyunca bastırdığı ne kadar güdü, duygu ve düşünce varsa açığa çıkar. Bu da bize Ophelia'nın sadece aşktan değil fazla hisseden, duyan, dinleyen, kullanılan ama susan bir kadın olmaktan delirdiğini gösterir. 

Shakespeare'in Opheliası gerçek anlamıyla anlaşıldığında yeniden ve yeniden yorumlanır defalarca. Özellikle Ophelia'nın ölümünü konu alan birçok resim yapılır. Bunlardan en bilineni John Everett Millais tarafından yapılmıştır. 

Ophelia, delirdikten sonra kırlarda şarkı söyleyerek dolaşırken çamurlu bir nehre düşer. Bu bir intihar mıdır yoksa kaza mı bilinmez ama kurtulmak için de çaba göstermez. Suyun üzerinde yavaşça süzülerek batar ve boğularak ölür.(Bu imge de özellikle Elizabet Dönemi İngilteresinde çok rastlanan bir deli kadın intiharı biçimiydi)

Millais, çalışmasına başlamadan önce 5 ay boyunca resimdeki nehrin kenarındaki çiçekleri boyar. Çiçekler bittikten sonra Ophelia modeli olarak Elizabeth Siddal'ı seçer. Evinde bir küveti suyla doldurur, küvetin altına suyu ısıtmaları için mumlar yakar ve 4 ay boyunca Siddal'ı Ophelia'nın son anlarını canladırırken resmeder. Ama mumlar yeteri kadar ısı sağlayamadığından Siddal'ın hastalanmasına neden olur. Genç kadının babasının onu mahkemeye vereceği tehdidinden ise yüklü miktarda gelen tedavi masraflarını karşılayarak kurtulur. 

Biraz da resmin detaylarına bakalım. Ophelia donuk gözlerle göğe bakmaktadır. Elleri ölüme çoktan teslim olmuştur. Ağzı yarı aralıktır ve bu hali "belki deliliğinin simgesi haline gelen şarkılardan birini söylüyordur" dedirtir. Beli suya çoktan batmış, kendisi de saniyeler sonra gözden kaybolacaktır.

•Boynuna bir sıra menekşe vardır. Menekşe, iffetli bir kadını simgelediği gibi oyunun sahnelerinden birinde söylediği bir söze göndermedir: "Size biraz menekşe de vermek isterdim, ancak babam öldüğünde hepsi soldu: güzel bir ölüm olmuş, diyorlar, babamın ölümü."

•Sudaki gelincik kısa ömürlü bir çiçek oluşu yönüyle genç ölümü,

•Pembe gül gençliğini ve güzelliğini sembolize eder. ayrıca Ophelia'nın abisinin ona "mayıs gülü" demesine de bir göndermedir.

•Ophelia'nın üzerindeki kırılmış söğüt dalları, güvenilmez ve yarım kalmış aşkı; söğüt dallarının arasındaki ısırganlar da kötü kaderi simgeler.

•Nehrin kıyısındaki küçük soluk mavi çiçeklerin adı ise unutmabeni çiçeğidir ve adı gibi hamlet'e bir göndermedir.

Bir cenazeyi süsleyen çiçekler gibi yerleştirilmiş çiçekler arasında Ophelia, ölmektedir. 

Son olarak resmin modeli ile ilginç bir detaydan bahsetmek istiyorum. Çünkü Ophelia bir kurgu karakter olsa da o, gerçek bir insandı. Hem de yüzü bu resim sayesinde sonsuzluğa kazınmış bir insan. Siddal, ilerleyen zamanda millais'in ressam arkadaşı Rosetti ile evlenir. Zor bir hamilelikten sonra bebeğini kaybeden Siddal'in psikolojisi ağır bir darbe alır. O dönem bağımlısı haline geldiği sakinleştirici etkili ilacı bir akşam daha yatmadan önce alır ama sabah uyanamaz. İşin ilginç yanı ilacın etken maddesi, Ophelia'yı canladırırken yanında duran ve genç ölümü temsil eden gelincik çiçeğinden elde edilirmiş.


Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Yorum Gönder (0)
Daha yeni Daha eski

About