Sınırlar

Bebeler Kukuli isimli bir çizgi dizi izliyor ara sıra. Üç tane ana karakteri var çizgi dizinin; biri kız, biri erkek bir tane de maymun. Maymunun ismini vermişler diziye de. Ahan da şunlar.

Bu üç karakterin başından geçen olayları aralara öğretici şeyler de sıkıştırarak vermeye çalışmışlar fena bir içerik değil. Yalnız dizide benim dikkatimi bir şey cezbetti; bütün duygusal problemleri kız olan karaktere bütün davranış problemlerini de erkek karaktere yüklemişler. 

Şöyle ki; misal erkekle maymun birlikte zaman geçiriyorlar kız gelip katılmak yerine bunlar beni istemiyor diye üzüntülere gark oluyor. Ya da rüyasında gördüğü bir olaydan sebep bütün gün erkek karaktere yok yere surat asıyor. Erkek olan karakter dişlerini fırçalamayı ihmal ediyor dişi ağrıyor ya da çok televizyon izliyor felan.

Bir çizgi dizinin içinde bile kadın ve erkeğin rolleri gerçek hayatta olduğu gibi yanlış örgütlenmiş. Kadın duygusal, kırılgan, güçsüz; erkek duygusuz, umursamaz, güçlü şekilde resmedilmiş. 

"Erkek be! Aslan oğlum..."

"Güzel kızım, prensesim..."

Klişeler işte çoğumuz biliyoruz sonra neler olduğunu. Bir reklam filmi vardı hatırlar mısınız, kız gibi koş diye? Çeşitli yaş gruplarından bireylere kamera karşısında kız gibi koşmaları söyleniyor ve kaydediliyor. Yetişkin kadın ve erkek bireyler öyle komik hallere giriyor ki koşarken. Kadınlar bile kendileri gibi değilde zayıf, güçsüz, yeteneksiz bir tutumla saçma sapan koşuyorlar. Oysa sıra kız çocuklarına gelince hepsi elinden gelen her şeyi yapıyor güçlü bir örnek sergilemek için. Daha öğrenememişler kadın, erkek rollerinin davranış biçimlerinin eyleme dökülüşünü. Bu demek oluyor ki doğuştan gelen bir şey değil bu, bizler şekillendiriyoruz bu kavramları. Kadının beceriksiz yeteneksiz olduğu algısı zamanla kadına bile kabul ettirilmiş anlayacağınız. 

Bu duruma psikoloji de öğrenilmiş güçsüzlük deniliyor. Kız çocuklarına bilerek veya bilmeyerek yüklüyoruz bunu. "Başa çıkamayacağın şeyleri baştan kabul et, erkeğe bırak devam et. Sen kırılgansın, narinsin..."   

Ya da tam tersi "Sen çok güçlüsün oğlum, erkekler ağlamaz oğlum..." tarzı narsistik bir yükleme. Kadının fiziksel gücü bastırılıp duygusal yönü parlatılıyor, erkeğin de tam tersi duygusu yok sayılıyor.

Çocuklara sınır çizerken çok dikkatli ve özenli olmak lazım. Sosyolojik öğrenmelerle elde ettiğimiz çoğu davranış biçimi ilerideki neslin de yanlış şekillenmesine neden oluyor. 

Hep hatırlamak lazım bunu; bomboş bir kağıt gibiler ne çizerseniz o olurlar.

Bahsettiğim videoyu bırakıyorum aşağıya izlemek isteyen olursa diye.

Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Yorum Gönder (0)
Daha yeni Daha eski

About