Yüzük


25 yıl boyunca sürdüğü yol, bir mecburi yön levhasının önüne getirmişti onu.

Sağa çekti woswosu. Kontağı kapatıp, el frenini çekti. Öfkeyle açıp kapıyı indi yolun kenarına. Ufuk, belki ovaya belki sarp kayalıklara ya da bir deniz kıyısına gebeydi, sürmeden bilmek imkânsızdı. Düşlemek istemiyordu bile. 

Aklı, az ötedeki bir orman kuytusuna giden sapakta kalmıştı. Yüreğini tutuşturan kıvılcım da söndürecek şifalı su da oradaydı. Ufukta ne olursa olsun merakını cezbetmiyor hatta korkutuyordu onu. 

Bir pişmanlık ağacının gölgesine sığındı soluklanmak için. Kalbi parçalanırcasına vurdu art arda. Gözünden yaşlar süzülmeye başladı. Sürmeye başlayalı iki saat olmuştu ama şimdiden dizlerinde derman kalmamıştı. Geriye dönmek de mümkünsüzdü sanki.

Geride bir yol çalışması vardı. Koca koca iş makineleri kazıp moloz yığınlarına boğmuştu yolu. Her taraf uyarı işaretleri, kırmızı şeritlerle bezenmişti. Derin bir iç çekti ince sızıya dokundu elleriyle. Onulmaz bir yara açılacaktı göğsünün tam ortasında iman tahtasının üstünde. Aklı kalbine yenik düşmeliydi, Bu mümkün değilse bile gerekliydi. Zamanı ve mekanı aşabilen tek şeyin peşine düşmeye karar verdi; sevgisinin.

Kalkıp ölü toprağı silkeledi vücudundan. Çevirdi kontağı; umutla asıldı gaz pedalına, bir keskin u dönüşü ve yoldaydı tekrar. Gözü pek bir iş makinası kesti yolunu, o da kararttı gözünü, ölümü göze alıp  sürmeye devam etti. Bozuk bankete kırdı dümeni geçti iş makinalarının yanından. Tekerlerden biri hasar almıştı, önemsemedi. Jantla bitirebilirdi yolu, umuda sürüyordu. Bedel ödemeden tek parça gitmek zaten imkânsızdı, sürmeye devam etti.

Ve ormanın kuytusuna giden yola sapmıştı işte. Binbir çiçekli yeşilin kollarındaydı artık. Burada pişmanlık ağaçları yoktu, sadece gökyüzüyle kavuşan mutluluk ağaçlarıydı ev sahibi. Hasretle kokladı havayı yuvası artık burasıydı.

*******************************

Tüm gücünü toplayıp açtı odasının kapısını. Annesi ortalığı toplama telaşında babası oturmuş çayını yudumluyordu. Göğsünü kabartıp dimdik girdi içeri. İki saat önce parmağına taktıkları alyansı çıkarıp konsolun üzerine hırsla bıraktı.

"Ben bu adamla evlenemem baba, ben başkasını seviyorum" dedi...

Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Yorum Gönder (0)
Daha yeni Daha eski

About