Çok yalan söylerim ben. Öyle bir yalan söylerim ki yüzüm dahi kızarmaz. Kimse hiçbir şey anlamaz. Kendim bile inanırım bazen. İflah olmaz bir yalancıyım işin aslı.
Şaşırdınız mı, kızdınız mı?
Durun durun hemen vurmayın bir dinleyin önce. Mücbir sebeplerim var benim, beyaz yalanlar benimkiler.
Misal, "nasılsın?" der birileri. "İyiyim." der geçerim. Oysaki üzerime dev gibi bir hayat çökmüş, ruhum bir cücenin inine sığınmıştır. Anlatılacak şey mi bu, gülerler bana, kim ciddiye alır beni?
Yahut, gözüm dolar bir kuytu köşede ağlarım usul usul. "Ne oldu?" der birileri. "Allerjim azdı, gözüm akıyor." der geçerim. Kime güvenip anlatırım içimin de kan ağladığını. Hem sırtımı sıvazlar hem sevinirler içten içe.
Bazen dalar giderim. "Ne düşünüyorsun?" derler. "Hiç, dalmışım öyle." der geçerim. Nasıl söylerim kaygılarımı, korkularımı. Anlamaya bile çabalamazlar ki.
"Aç mısın?"derler. "Tokum" derim.
"Eğleniyor musun? derler. "Uçuyorum." derim.
"İyi uyudun mu?" derler. "Bebekler gibi." derim.
.................
der der geçerim.
Uyardım sizi ben çok yalan söylerim. Samimiyetsizlere, iki yüzlülere, nezaketsizlere, halden anlamayanlara hep yalan söylerim ben.
Aslında zerre suçum yok, ben tercih etmedim yalancı olmayı onlar zorladı beni. "Gel" dediler geldim, "Git"dediler gittim oysaki. Yazık kendimden başka kimseyi incitmedim hiçbir zaman. Velhasılı alem yalan ben yalancı.
Ee içimizdeki yalancılar, biliyorum azımsanmayacak kadar fazlayız.