Zaman

Zamana çok şey borçluyuz, çok da alacağımız var zamandan. 1 dakikası bile tez geçse kâr sayacağım, 1 dakikasını bile senelere değişmeyeceğim tüm anların muhafızı o değil mi? Yine de bazen çok anlam yüklüyorum gibi geliyor zamana. Ne yapayım? Bir Metin Erksan filmi karakteri olarak yaratılmış olmak benim seçimim değildi. 

Kim ne derse desin, çok hızlı geçiyor zaman. Bazı şeylerin, olayların, hislerin tesiri fazla olduğundan bunlardan birini fazlaca düşünüyoruz. Daha doğrusu tesirinde fazlaca kalıyoruz ve sanıyoruz ki odağımızdaki o şeyle birlikte yavaşlar her şey. Çocuklar daha yavaş büyür, günler 24 saatten uzun sürer, ebeveynler daha yavaş yaşlanır, ömür daha yavaş geçer, varılacak yere daha çok vardır. Sonra bir gün bir bakıyorsunuz ki herkese ve her şeye yabancı birine dönüşmüşsünüz. Odağınızdaki yerden gözünüzü ayırmadığınız tüm o zaman boyunca, sandığınızın aksine dünyanın çizgisel hızında da hayatın çağıldayışında da yavaşlama olmamış. Siz kaçırmışsınız sadece. Sen bulaşık yıkarken filmin en heyecanlı yerinde olan olmuş. Yıldızlar telefona baktığınız o anda kaymış. 

Başa da sarılmıyor ki. Her şey şimdi ve burada. 

Bugün bir çift göz dürttü beni ama. 

Ayda yılda bir olacak şekilde alışveriş merkezine düşürürüm yolumu. Mümkünse de çok katlı olanlara değil, açık planlı olanlara giderim. Kendime yeni bir kitap listesi yapmıştım. Avm de yolumun üstü, hadi dedim bu sefer sipariş usulü değil dokunarak alayım. Kaybolma, kitapçıyı bulma, kaybolma, çıkışı bulma aşamalarının tamamı aşağı yukarı 20 dakikamı aldı ama hallettim. Tam çıkışın yakınlarında telefonum çaldı. Sesimi duyuramayınca bir an için maskeyi indirdim. Arayan kişiyle halizahırda bir internet aboneliğimin olduğu ve başka bir operatör kullanmayı düşünmediğim konusunda 22.kez anlaşma sağladıktan telefonu kapatmıştım ki yanıma biri geldi. 

-Hocam. Beni tanıdınız mı? 

Hoppala... Tamam zaman hızlı geçiyor da o kadar oldu mu? Benim öğrencilerim benim olduğumdan daha büyük gösterecek yaşa geldilerse ben ne oldum? Dur bakayım, nereden hatırlıyorum bu kızı? Hocam diyor... Tamam seçenekleri eledik. Allahım nasıl da güzel bakıyor, nasıl hevesli! Tanımam lazım benim bu kızı! Tanıyamazsam "birine benzettiniz herhalde" deyip yırtsam ayıp mı olur? Ama tanımamak daha ayıp olacak gibi. Hay Allah... 

Gerçi bir dakika. Bir gözü siyah, bir gözü kahverengi bu kızın. Kaç kişide Beyza'nınki gibi heterokromiye sahip göz olabilir ki? 

-Hocam ben Beyza. 

Beyza tabi. Benim ilk öğrencilerimden. 8.sınıftayken girmiştim dersine. Şansa bakın ki yaşadığım şehirde üniversiteyi kazanmış. Nasıl büyümüş! Çilleri duruyor hâlâ ama örtmeyi öğrenmiş. Yanında arkadaşları olmasa bıraksana derdim, boyama şunları, çok güzeller. Saçlarının rengi değişmiş. Topukları yüksek ayakkabılarla bile başı çenemin altında hâlâ sarılınca. 

Tarih okuyormuş şimdi. O n'apıyor, şundan haberin var mı, öteki nerede, berikinden ne haber derken 2 saat geçmiş. Siz n'apıyorsunuz dedi sonunda. Sahi dedim ben n'apıyorum? Çocuklar aynı hızda büyürken, filmin en heyecanlı yerindeyken, yıldızlar kayarken ben n'apıyordum? Aradan geçen zamanın ne kadar olduğuna aydım Beyza sayesinde. Ve aradan geçen bu zaman boyunca hiç değişmediğimi iddia etti. Mümkün mü? Yoksa mümkün mü? Olduğum yerde kalmışım da her şey ve herkes zamanın kapkara yelesine tutunup dört nala koşarak devretmişler etrafımda, anladım. Kendi kendime, kendi aklıma, ruh sağlığımı mukayyet olmaya çalışırken çok şey olmuş ve başa saramayacağım tüm o zaman boyunca dandik duvarların ardında dizlerim karnımda yatmışım cenin gibi. 

Yine de "yok be" diyorum. "Çok şey oldu." Sohbetin benimle ilgili kısmını gazeteden kupon keser gibi kesiyorum. Sayfanın tamamını koyacak değilim ya ortaya. Bir iki satırlık soru, bir iki kelimelik cevap. Ayrılırken o sıra aldığım kitaplardan birini verdim Beyza'ya: Momo. En çok hediye ettiğim kitaplardan biriydi. Yine bana kalmadı kendi kendine hediye edilecek birini buldu. 

Üstelik kitap diyordu ki: "Kör biri için gökkuşağının renkleri ve sağır biri için kuş sesleri nasıl boşunaysa, yürekle algılanmayan zaman da öyle boşa gider."


Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Yorum Gönder (0)
Daha yeni Daha eski

About