Basit

Alakalı alakasız sözcükler ......

........

"Kendinizi daha basit cümlelerle ifade etseydiniz iyi olurdu. Bu yazdıklarınızdan kimse bir şey anlayamaz. Ayrıca çok kalın olmuş bu kitap, biraz kısaltsanız bir solukta okunur, hemencecik kitaplıkta ki yerini alır. " dedi yayınevinin sahibi.

Bir yayınevi sahibi olarak kurduğu bu cümleye karşılık burnunun üstüne okkalı bir yumruk yedi. Yalap şalap okuduğu koca bir esere bundan daha fazla haksızlık edemezdi herhâlde.

Esere ettiği haksızlık bir tarafa, okucuya aptal muamelesi yapması  dokunmuştu kanına. Bu fikire tutunup sallamıştı yumruğu.

Hep kalem tutan elleri ilk kez bir yumruğa dönüşmüştü. O anı tekrar tekrar hatırladı, her seferde gülmekten alıkoyamadı kendini. Oysa en azılı şiddet karşıtıydı. Nasıl böyle bir şey yapmıştı hiç anlam veremedi. Aklını kaçırmış olmalıydı.

Küf kokan bir nezarethanede başına ne geleceğini bilmemekten çok adamın haklı olma ihtimali kurcalıyordu kafasını. Daha büyük bir dert açılmıştı başına.

Basit cümleler...

Anahtar sözcükler bunlardı galiba.

"Nasıl basit olunur acaba?" diye düşündü.

Başladı duvarlarla konuşmaya.

Yemişim senin metaforik anlatımını, metafor kadar meteor düşsün kafana.

Düşünme yetisini, yaratıcılığı geliştirme çabanı kim ne yapsın? Neyine gerek yaptın o kadar tasviri. Ressam mısın sen?

Niye uğraşırsın soyut kavramları somutlaştırmaya, aşkı, kederi yalnızlığı bir kadının güzel yüzüne sıkıştırmaya. Sihirbaz mısın sen? 

Bırak bilimsel düşünmesinler, problem çözme yetenekleri gelişmesin. Öğretmen misin sen?

Başlarım senin teşbihine, kinayene. Bulutların göz yaşlarından, bir  yudumda içilen gecelerden kime ne.

Psikolog musun sen karakterleri analiz ediyorsun. Onlarca felsefe, psikoloji kitabını ne diye okursun?

İki paragraf anlatacağın mekan için, ayağı yanık kedi gibi ne diye dolandın izbelerde, karda kışta? Fotoğrafçı mısın sen?

Bir araştırmacı gazeteciliğin eksikti zaten. Olayı söyle geç. Bırak merak eden bulsun okusun. Cehalet  ateşini söndürüp ormanı kurtarmak sana mı kaldı, itfaiyeci misin sen?

Sana müstahak oğlum, adam olmazsın sen. Kimin eli kimin cebinde bir zengin kız fakir oğlan hikayesi bulaydın, evirip çevirip anlataydın. Dizisini bile çekerlerdi şöhretine şöhret katardın.  

Geceni gündüzüne boş yere katmışsın onca mürekkebi  boşuna yalamışsın. Üç kuruş verip başkasına yazdıraydın kitabı imza günlerinin keyfini çıkaraydın.

Al sana manifesto.

Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Yorum Gönder (0)
Daha yeni Daha eski

About