Hakikat

O tetiği çekmeniz için sizi ne kadar gerekirse o kadar manipüle etmeye hazırım bayım.

Bunu er ya da geç yapacağınızı biliyorum ve sizi o parmaklıklar ardına göndermek için canımı feda etmeye hazırım zira bu sesleri biraz daha duymaktansa ölmeyi tercih ederim. Aslında yeriniz tam da cehennemin ortası. Çocuklarınıza uyguladığınız şiddete 4 aydır en yakından tanıklık ediyorum, çığlıkları düşlerimde bile duyuyorum. Polis tüm şikayetlerimi sonuçsuz bıraktı. Ama ben bir şekilde bu işten sıyrılmanıza izin vermeyeceğim anlıyor musunuz?

Sizin gibi bir psikopatın toplum içersinde dolaşmasına müsade edilmemeli. O iki yavruya yaptıklarınızı tüm şehir hatta tüm ülke öğrenmeli. Siz erkeklerin yüz karasısınız. Ne duruyorsunuz çeksenize tetiği, sizden korkmuyorum.

"Biliyor musunuz, aslında benim de tek istediğim bu. Sizi alnınızın ortasından vurup ölümün sessizliğinde huzurla bir sigara tütürmek. Bunu bu dünyada benim için hak eden tek insan sizsiniz çünkü. Tam altı aydır sizi izledim ve dinledim bayan. Duvarların kağıt gibi olması bir tek sizin işinize yaramıyor. Ben de sizin her gece hıçkırıklara boğulmanızın yakın şahidiyim. Kendi ipinizi çekmekten aciz bir korkaksınız belki, belki de böyle bir ölümle hafızalara kazınıp bundan nemalanmak, ölümsüzleşmek istiyorsunuz, bunu kim bilebilir ki. Kendinize biçtiğiniz rolü layıkıyla oynuyorsunuz gördüğüm kadarıyla, belki bu da senaryonuzun bir parçasıdır. Manşetleri tahmin etmek zor olmasa gerek; sokak hayvanlarının annesi, kimsesizlerin, yardıma muhtaçların koruyucu meleğinin hazin sonu.

Halbuki gerçek kimliğiniz ve yaptıklarınız eminim benim katil olmamdan daha çok ilgi çekecektir. O zavallı kimsesiz çocuklara ve kedilere neler yaptığınızı biliyorum.

Kendinizi çok zeki zannediyor olmalısınız. Sizi takdir edenlere bakıp içten içe salaklıklarıyla dalga geçip kıs kıs güldüğünüze adım kadar eminim bayan. Ama bu defa fena çuvalladınız, altı ay kadar önce bahçenin kör noktasında o çocuğa yaptıklarınızı biliyorum, ona dünya kadar para verip dakikalarca işgence ettiğinize kulaklarımla şahit oldum. Ve kediler, aynı işkenceleri o yavru kedilere de yaptığınızı düşünüyorum. Sokakta ne kadar yavru varsa topladığınızı duydum.

Sizi ihbar etmek istedim ancak elimde yeterli kanıt yoktu. Sabırla bekledim ta ki dört ay öncesine kadar. Bunu yeniden yapıp er geç ağıma düşeceğinizi biliyordum. Hepsini kaydettiğime emin olabilirsiniz, hepsini. Dört aydır aralıklarla evimden duyduğunuz ses sizin bahçenin kör noktasında işkence ettiğiniz sübyanların sesleri, ayırt edemeyecek kadar gözünüz dönmüş olmalı. Bu sesleri sizin duymanız için çok çaba sarf etmeme gerek kalmadı. Üzgünüm bayan, körler yuva kurma ve çocuk sahibi olma noktasında pek şanslı değiller. Az önce sizi manipüle edeceğim demiştiniz sanırım. Kör bir adam olabilirim ama en azından yüzüne güldükleriniz kadar salak değilim.

Bunları neden yaptığınızı bilmiyorum bayan. Bildiğim tek şey siz ölmeyi hak etmiyorsunuz."

"Keşke size katılabilseydim bayım. Yaşamayı sonuna kadar hak edenler ölürken benim yaşamam sanırım kaderin küçük bir cilvesi. Ve yine ölmeyi başaramayacağım sanırım. Bu çileyi ömrümün sonuna kadar çekmek benim bu dünyadaki varlık sebebim olmalı. O sesini duyduğunuz çocuklardan biri, benim tekerlekli sandalyeye mahkum 18 yaşındaki hasta oğlum. Yürüyemiyor ve konuşamıyor. Tanrının cezası bir hastalık onu bu hale getirdi. 3 yaşından beri yapabildiği tek şey bağırmak. O sokak çocuğuna ara sıra onu eğlendirmesi için bol miktarda para verdiğim doğru. Şimdi beni öldürmeniz için size yalvarıyorum bayım."

Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Yorum Gönder (0)
Daha yeni Daha eski

About