Dev Bir Günah Çıkarma Ayini: 8 Mart


Birine çiçek satın almayı gerektirecek ve kişisel olmaktan çok uzak günleri kutlamaktan hep imtina etmişimdir. Hâlâ da öyle. Yılbaşı, Sevgililer Günü, Anneler-Babalar Günü vs yapay bir "sevinç" patlamasıyla para harcamaya teşvik eden günlerdir bana göre. Fakat Kadınlar Günü bu günler arasında en küstah olanıdır. Çünkü hem kapital piyasanın karnının doymasına hizmet eder hem de "bayram" olarak ithaf edildiği kesimin zayıflığını ve muhtaçlığını barındırır alt metninde. 

Böyle düşünmeme neden olan şeylerden biri ise kadınlar, çocuklar, engelliler, hayvanlar gibi "dezavantajlı" gruplar için özel bir günün seçilmesi ve özellikle bu günlerde duyarlılık patlaması yaşanmasıdır. Çünkü modern dünyada duyarlılık sahte bir özür dileme şeklidir. Mesela hiç "Erkekler Günü" kutladık mı? "Siz aslında zayıf değilsiniz, her şeyi yapmaya muktedirsiniz. Siz aslında korunmaya muhtaç değil gücü her şeye yeten ve hayata karışan insanlarsınız." dedik ve mesela mavi çiçekler aldık mı onlara? Bildiğim kadarıyla hayır. Çünkü böyle bir pohpohlanmaya ihtiyaçları yoktur. Çünkü böyle bir pohpohlanmaya bu sahte övgülerle gönlü alınması gereken başka bir grubun ihtiyacı var. Çünkü bu "başka" grubun gönlü 9 Mart ve 7 Mart arasında kalan tüm günlerde çok kırılıyor. Hatta çoğu zaman sadece kadın olduğu için oluyor bu. Ve 1 gün için dünyada dev bir günah çıkarma ayini düzenleniyor. Çiçek ve kadın imajları da birleşince her yer plastik çiçek kokuyor. Oysa kadın çiçek veya erkeğe emanet edilmiş, korunmaya; daha doğrusu sakınılmaya muhtaç bir varlık değildir. En fazla bir erkek kadar çiçek ve en fazla bir erkek kadar ağaçtır. 

Fazla feminen bir bakış açısına sahip olduğumu düşünebilirsiniz. Ancak bunu düşünmenize neden olan şeyler arasında eğer erkeği yerdiğim düşüncesi varsa yanılıyorsunuz. Zira "dünyayı kadınlar yönetmeli, dünya erkekler olmadan daha güzel bir yer olurdu." gibi zırva fikirlere sahip değilim. Dünya, kadın da erkek de olmadan var olmaya devam edebilir. Ama kadın da erkek de birbiri olmadan eksiktir. Asıl mesele iki cins arasındaki sosyal eşitliği sağlayabilmektir. Misal aynı işi yapan kadınların da erkeklerle aynı maaşı olabilmesinin, namus ve onur kavramlarının herkes için aynı işleyebilmesinin, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanabilmesinin; evlilikte, mirasta, siyasette hak ve sorumlulukların eşitlenmesinin mümkün olabildiği o gün bayram olur. Ancak bugün sadece bu eşitsizlikler karşısında hakkını ararken öldürülmüş 120 kadın işçinin ölüm yıl dönümüdür. Kutlu olmasın. 

Not: 8 Mart 1857'de New York'ta bir tekstil fabrikasında çalışan kadın işçiler haklarının iyileştirilmesi için grev yaparken fabrikada kilitli kalmış ve çıkan yangında hayatlarını kaybetmişlerdir. Kimi kaynaklara göre bu olayda grevi sonlandırmayı reddeden kadınları içeri kilitleyip yangını başlatan da bizzat fabrikanın sahibidir.

Kutlu olmasın.



Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Yorum Gönder (0)
Daha yeni Daha eski

About