Bir nöbet sırasında acil koduyla aldığı bir çağrıya koşarak gidiyor doktor Small. Gittiği odanın kapısının tepesindeki gözlem penceresinden ortalığı kolaçan ediyor ve manzaranın hiç iç açıcı olmadığını görüyor. İçeride çırılçıplak amuda kalkmış yirmili yaşlarda bir kadına rastlıyor. Hemşireye iki görevli daha çağırmasını tembihliyor kendisi de hızlıca dosyaya göz atıyor. Dosyadan içerideki kadının hastaneye yakın bir mevkide çırılçıplak bulunmuş kimliği belirsiz bir kadın olduğu bilgisine ulaşıyor.
Herhangi saldırgan bir tutum sergilemeyen, kımıldamadan aynı konumda bekleyen kadına çokça seslenmesine rağmen tepki alamayınca hemşire ve diğer görevlilerden kadını giydirip oturtmalarını istiyor. Sözel ifadelere bir tepki alamayınca başlıyor fiziksel muayeneye Small.
İşaret parmağını kadının tam önünde soldan sağa hareket ettiriyor ama hasta gözüyle takip etmiyor. Gözlerinin hemen önünde parmağını şaklatıyor, hiçbir tepki yok. Aniden el çırpınca ürktüğünü görüyor. Beyin tümörü veya iç kanama olasılığını ortadan kaldırmak için tomografi ve birkaç kan testi istiyor. Fiziksel muayenede kadının kalp ritminin fazla ve ateşinin çok düşük olduğunu tespit ediyor. Dışarısı 4 derece olmasına rağmen kadın sürekli çok sıcak diye mırıldanıyor.
Testlerin neticesinde herhangi bir tümöre ve iç kanamaya rastlanmıyor. Tek anormalliğin kan şekerindeki anormal düşüklük olduğunu görüyor. Ve içeri bu defa bir bardak portakal suyuyla giriyor. Portakal suyunu içen kadın ufak ufak kendine gelip kim olduğu hakkında bilgiler vermeye başlıyor.
Kadın diyabetik olduğundan ve yeterli beslenmeden insülin ilaçlarını doğru kullanmadığında sürekli terleyip başının döndüğünden bahsediyor.
Diyabet hastalarının vücudu yeterince insülin üretmez. Ve insülin önemli bir hormondur çünkü kandaki şekeri enerji üretmesi için hücrelere yönlendirir. İnsan yemekten sonra yeterli miktarda şeker veya karbonhidrat sindirmeden gereğinden fazla insülin alırsa kanındaki glikoz düzeyi aniden düşüşe geçebilir. Bu durumda yeterli şekeri alamayan beyin enerji üretemeyecek duruma gelir ve amnezi odaklı bir sanrıya sürüklenebilir. Velhasıl kadının yaşadığı şey aslında kan şekerinin çok düşük olmasından kaynaklanıyor. Şekeri ani düşüş gösterince beyni şalteri indirmiş.
Kadının yaşadığı tamamen fizyolojik bir sorun gibi görünse de Small hastayı tekrar görmek istiyor ve bir hafta sonrasına randevu veriyor. Small, fazlaca zayıf olan bu kadına insülin tedavilerini yeterince önemseyip takip etmesi noktasında tavsiyelerde bulunurken annesinin de kadını oyunculuk için ince kalabilmek adına insüliniyle oynamakla suçladığını öğreniyor.
Terapiler sırasında kadın okuduğu üniversiteyi bırakıp tiyatro bölümünü okumaya başladığından annesinin de eski bir tiyatro oyuncusu olmasına rağmen buna şiddetle karşı çıktığından ve kendisiyle sürekli çatıştığından bahsediyor. "Ne yaptıysam annemi memnun edemedim." diyor kadın.
Small annenin de terapilere katılmasını istiyor. İkisiyle birlikte çalıştıkça kadının bir türlü memnun edemediği, şefkatinden ve desteğinden sürekli mahrum kaldığı annesinin dikkatini ancak bu yolla çekebildiğini, bilinç dışından kadının sürekli tedavilerini aksattığını tespit ediyor.
"Bazen kaza olduğunu düşündüğümüz şeyler yaparız, oysa onlar bir amaca hizmet eder." diyor Gary Small. Ve psikanaliz kuramı der ki; hayatınızın her anını aslında bilinç dışı düzenler ama siz onu bilinçle yaptığınızı zannedersiniz. Vaka örneğini yemek masasının üstünde eşimin okuduğu fotokopilerden okudum.
Sabah eşime anlattığımda, o da bir danışanının önemli bir toplantıya giderken imkansıza yakın bir kaza geçirdiğini ve işinden olduğunu anlattı. Danışan, aslında yeterince hazır olmadığını toplantıya katılacak yeterlilikte olmadığını söyleyen bilinç dışı nedeniyle saçma sapan bir kaza yapmış ve toplantıya gitmekten kurtulmuş ama maalesef işinden olmuş.
Geçen gün de bir örnek öykü yazmıştım konuyla ilgili, sonra buna rastladım yazmak istedim. Okudukça insan, acaba davranışlarım nelere hizmet ediyor diye düşünmekten alamıyor kendini. Cehalet gerçekten mutluluk mu ki? Kahvede oturan Ali dayının tek derdi bir dahaki taşın peri tamamlayıp tamamlamayacağıdır herhalde.
**Örnek Gary Small'ın vaka örneklerindendir. Okumadım ama bir kitabında da varmış aynı örnek. Kitabı bulursam eklerim.