Nasıl da altta kalmadım, bildirdim haddini? Oh olsun.
Öğrenci: Hocam bu bilgileri uzmanlar gerçekten kullanıyor mu ya? Hepsi teorik, işe yaramayacak şeyler bunlar. Reel sistemlerde ne işimize yarayacak.
Eğitimci: Bilmek, yanlış davranışları engellenemek noktasında en önemli güçtür.
Öğrenci: Teorikte bildiğim bir şey pratikle paralellik arz etmeyebilir. Bazı şeyler böyle lafta kalıyor. Unutulup gidiyor sonra.
Eğitimci: İnanmazsanız zaten bu bilgileri kullanamazsınız.
Öğrenci: Beni inandırmayı başarsaydınız o zaman.
Eğitimci: Üzgünüm ama sizin için yapabileceğim bir şey yok. Ben dersimi inananlarla sürdürmeyi tercih ediyorum.
İç diyaloglar:
Öğrenci: Nasıl da altta kalmadım, bildirdim haddini? Oh olsun.
Eğitimci: Böylelerini ne yapsanız da eğitemezsiniz.
Bu diyalog bir güç oyunu örneği. Öğrenci bir olta attı, eğitimciyi küçümseyen, kızmasını sağlayabilecek bir cümle kurarak oyunu başlattı. Eğitimci öğrenciden gelen bu uyarıyla öğrencinin kendisini aşağıladığını düşündü çünkü zayıf noktasına dokunuldu. Bu eğitimcinin şüpheye düşmesine ve oltaya gelmesine neden oldu. Oltayı atan haklılığını ispata, oltaya gelen savunmaya ve karşıyı suçlamaya girişti. Son olarak birbirlerini yaralayıcı tepkiler verdiler ve herkes kendini haklı ilan ederek iletişimi kesti. İkili diyatın narsistik kabarma ve kırılmalarla kısır bir döngüde kaldığını gösteren bir örnek bu. Kişilerin narsist olduğu anlamı çıkmasın zira bütün kendilik türlerinde ortaya çıkabilecek bir durumdur narsistik kırılma ve kabarmalar.
İnsanların tartışmadan anladığı genellikle güç oyunu oynamaktır. Karşı tarafa haklı olduğunu göstermek üzere kelime oyunları yapmak, düşüncesini karşıya empoze etmeye, onun algısını yönetmeye çalışmak türünde amansız çabalar. Bunun bir iletişim biçimi olduğunu düşünmek oldukça yanlış bir yaklaşım olacaktır.
Varlığımızı korumak, sürdürmek, hayatımızdaki süreçleri yönetmek üzere sahip olmamız gereken gücü karşımızdakini ezerek kazanmaya çalışmak doğru bir yöntem değildir.
Sonuçta birilerinin üzerinde sürekli tahakküm kurmaya çalışmak sağlıklı ve sürdürülebilir bir ruh hali değildir. Sürekli savaşmayı kim ister ki?
Gerçek ve sağlıklı bir iletişim en temelde nahif bir ruh hali gerektirir.