Furuğ Ferruhzad

29 Aralık 1934 günü başlamış bir hayat hikayesi. Furuğ Ferruhzad. 















Kadın olmakla ilgili her şeye bir Furuğ Ferruhzad. Şair olmakla ilgili her şeye bir Furuğ Ferruhzad. Aşık olmalara, yaşama tutunmalara, üretmelere, bir evladı özlemelere, genç ölmelere... Kaldırımdaki her serçeye bir Furuğ Ferruhzad.

Bazen, yaşadığınız şeyin adını koymayı bilemezsiniz. Bazen, acıya acı, sevince sevinç demek bildiğiniz hiçbir dilde yeterli gelmez. Ama Furuğ, benim için öyle bir dildir ki ağrıyan yerimi yokladığımda adını O'nun bir dizesi çoktan koymuştur. Bu yüzden çoktandır Furuğ konuşur, Furuğ söyler, Furuğ oynarım. Dinlediğim Furuğ'dur, okuduğum Furuğ.

"Yeşil Evham" şiirini kendimize blog/sayfa adı olarak seçmiş olmamız elbette tesadüfî değildir şu durumda. Ki yeşil evham, bahardır Furuğ'un dilinde. Onca acıdan, kara kış ve kör geceden sonra bahar gelmez zira. Senenin ikinci çeyreğinde ağaçların yeşile boyanması ise ancak "bir yeşil evhamdır." Ağaçların, doğanın, dışarıdan bakanın, bir küçük umutlu aldanışla katlandığı yeşil bir evham. 

Ama artık Bahar gelmez.

Furuğ, o gün kaldırımda "ölevermeseydi" daha ne kadar yaşardı bilinmez. Ama adında taşıdığı fer dönmeseydi bugün 87 yaşında olacaktı!

Daimdir devri...



Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Yorum Gönder (0)
Daha yeni Daha eski

About