Kasım, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Kırgın ruhuma "gel!" dedi bir divit kalem, "Hadi dök içini, mürekkeple beraber damla damla akıt zehrini boş kağıda." Buradayım işte, canım yanınca bir kalemin gölgesinde buldum kendimi. Dakikalardır karalıyor…
Hakkı: Sezgin bulaşıkları niye yıkamıyorsun oğlum sen. Sıra sende değil mi? Her seferde bu krizin eşiğine getiriyorsun bizi. Ne okuyorsun sen öyle? Sezgin: Ayrılığın abc'si, başka ne olacaktı? Niletikli bir buhran. Okuduğum…
1297, 1298, 1299 1300... Yolu yarılamış parkın başına varmıştı işte. Çok severdi bu yolu yürümeyi. İlkbahar ve sonbaharda kokular daha konuşkandı. Daha çok şey anlatırlardı. Sonbaharın kokusunu içine çeke çeke, sararan ağaçları h…
Efendim, evlendiğimiz zaman yemek masası almamıştık. Aklımıza gelmedi, geldiğinde de sallamadık düğün sonrasına bıraktık. İkimiz de çok yoğun çalışıyorduk çoğu eşyayı eksik bırakmıştık zamansızlıktan. Düğünü bile iki üç güne sıkı…
Kafasını direksiyondan aniden kaldırıp dikiz aynasında sararan yüzüyle göz göze geldi. Torpidoya uzanıp derinleri yokladı. 38'lik bir revolverdi kavradığı, smith & wesson. Ağaç kabze ve siyah bir gövde, tam bir klasik. …
Yoğun bakım ünitesinin sürgülü kapısı usulca açıldı. Hastanede gerçekleşen en usul şey belki de otomatik kapıların açılma ve kapanmasıydı. Yorgunluklar, umut ve umutsuzluklar, sancı çekmeler, korkular ve hatta uykular bile telaşl…
Mutfağın bahçeye açılan kapısı paldır küldür açıldı. Soğuk bir rüzgârla birlikte nefes nefese önce bir kurban hemen ardından bir katil girdi içeri. Amansız bir takip getirmişti onları buraya. Birazdan evin sahibi ve odada top oyn…
Buğulanmış camı elleriyle silerek küçük bir seyir alanı açtı kendisine. İnceden başlamıştı kar. Yılın ilk karıydı küçük bir çocuk gibi neşeyle doldu içi. Tanrım! Bu ne müthiş bir manzaraydı. İnceden yağan kara sokak lambasının al…
Neredeyse bir haftadır parkın bu köşesini mesken tutup aynı manzarayı resmetmekten öylesine sıkılmıştı ki. Böyle küçük dokunuşlarla bitebilecek gibi değildi bu tablo. Bu huzurlu akşamüstlerinin, güneş batarken tabiatın büründüğü …
İlkbahar sonatıydı duyulan, Beethoven. Eser miktarda romantizm ve hüzün içeren minör tonlar. "Kafası çok karışık olmalıydı bestelerken, duygularını kestirmenin mümkünü yok." diye düşündü, Tıpkı kendi kafası gibi. Boş b…
Birileri bahsetmeli. Birileri bir kere daha ve daima Gülten Akın'dan bahsetmeli. Dursa ne olur birileri ince şeyleri anlamaya? Kara saçlar kesilince ya, bilse birileri n'olacağını? Usul usul sevmek, birden değil; birden …
Zamana çok şey borçluyuz, çok da alacağımız var zamandan. 1 dakikası bile tez geçse kâr sayacağım, 1 dakikasını bile senelere değişmeyeceğim tüm anların muhafızı o değil mi? Yine de bazen çok anlam yüklüyorum gibi geliyor zamana.…
Babam, annem bana hamileyken gitmiş askere, hamileliğinin son ayında, ben on sekiz aylıkken geri dönmüş. Edirne Keşan'da yapmış askerliğini. Küçük, yeşil kaplı bir defteri vardı askerlik anılarını yazdığı. Vitrinde evrakların…
"Özgürlük ve barış Tüm insanların özlemi olacak yarınlarda Anam bacım kardeşim Eşim dostum yandaşım Daha daha mutluyuz yarınlarda" Ne umut dolu dizeler değil mi? Bu dizeler Ali Rıza B.inboğa'nın 1975 yılında İstanb…
Diyalog 1 X: Günaydın. Y: Günaydın. Geciktin bu sabah hayırdır. A! Ne oldu sana, yüzün kireç gibi? Çok kötü görünüyorsun şekerim, gözaltların morarmış, avurtların çökmüş sanki. X: Oğlan biraz rahatsızdı, bütün haftasonu onunla u…
Çok yalan söylerim ben. Öyle bir yalan söylerim ki yüzüm dahi kızarmaz. Kimse hiçbir şey anlamaz. Kendim bile inanırım bazen. İflah olmaz bir yalancıyım işin aslı. Şaşırdınız mı, kızdınız mı? Durun durun hemen vurmayın bir dinley…