Gülüşün ve Unutuşun Kitabı

17. Yüzyıl bilim kilisenin katı doktrinlerini kabul etmeyen birçok bilim insanı, Engizisyon mahkemelerinin haksız cezalarından nasibini almaktan maalesef kurtulamamıştır. Dünyanın güneş etrafında döndüğünü keşfeden fakat yargılanmaktan korkan Copernicus bu buluşunu ancak  ölümüne yakın zamanda bir kitabında ifade edebilmiştir. 

Copernicus'u ölüm yargılamaktan kurtarsa da aynı görüşü savunan Giordano Bruno diri diri yakılarak idam edilmiş, Galileo Galilei ise ölünceye kadar ev hapsiyle cezalandırılmıştır. Tarih siyasi otoriteyle ters düşüp heder olan fikir ve bilim insanlarıyla doludur. Otorite kendini devamlı kılmak için bu insanları ya bastırmış ya da yok etmiştir. 

Almanlar ikinci dünya savaşı sonrasında işgal ettikleri Çekoslovakya'yı Ruslara teslim ettikten sonra uygulanan totaliter komünist rejimde de çok sayıda rejim karşıtı insan hapsedilmiş, öldürülmüş veya ülkesini terk etmiştir. 1967 yılında yazdığı Şaka isimli romanı toplantılan ve rejimin radarına takılan Kundera da ülkesini terk etmek zorunda olan fikir insanlarından biridir. Gülüşün ve Unutuşun Kitabı'nı sürgün gittiği Fransa'da yazan Kundera, yaşanan o günleri ve fazlasını birbirinden bağımsızmış gibi görünen 7 bölümden oluşan bir çeşitleme ile sunmuştur.

Felsefe, psikoloji, tarih, siyaset, sanat, cinsellik gibi çok sayıda konuya değinen Kundera sembolik bir anlatım tercih etmiş. Kendi hayatından kesitleri sunduğu kısımlar oldukça fazla. Bir tür iç hesaplaşma olmuş bu eser. Yaşadığı hayal kırıklıklarını ve ötelenmişliğin getirdiği bunalımı iliştirmiş satır aralarına. Babasıyla geçirdiği son günleri anlattığı bölümler, bir dergide isimsiz olarak yıldız falı yorumladığı günleri anlattığı kısımlar, ünlü yazar ve şairlerin kurgu sohbeti, bahsettiği litos kavramı ve Tamina'nın hikayesi çok ilgi çekici.

Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.

Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Yorum Gönder (0)
Daha yeni Daha eski

About