Otuzlu yaşlarda kel, göbekli bir adam olabilirim ya da sivilceli bir ergen. Polis, hakim, kötü niyetli bir bilgisayar korsanı, sapık ruhlu bir cani olmadığımın garantisi var mı? Neticede sistem için bir e-posta adresi ve telefon, sizler için yazdıklarımdan ibaretim. Bence bu kadar cesaret sahibi olmayın. Kapalı bir kutuyuz ekranın bir ucunda.
Şaka la şaka iki çocuklu minnoş bir anneyim. Yoksa değil miyim?
Efendim, üst üste çok denk düştüm bu hafta; dijital ilişkiler ve reel karşılıklıklarına. Sözüm meclisten dışarıyla başlayayım; kızım sana söylüyorum gelinim sen anlayla devam edeyim.
Korkmayın köteklemeyeceğim kimseyi. Bir örnek verip iki kelam edip gideceğim. Efendim, fi tarihinde girdiğim bir girdide eşimin yabancı bir psikoterapi enstitüsünün online eğitimlerine eşlikçi olarak iştirak ettiğinden bahsetmiştim. Bu haftasonu yine eğitim vardı ve ben de dinledim örnek seansın birini.
Örnek seanstaki danışan 39 yaşında amerikalı ressam bir kadın. Eşinden ayrılmış, 12 yaşında bir kızı ve 6 yaşında bir oğlu var. 9 yıl civarı bir evlilik sürdürmüş, evliliklerinin uzun bir dönemi mecburiyetlerle ilerlemiş. Eşiyle aralarında duygusal hiçbir bağ olmadan yıllarca aynı evi paylaşmışlar.
Kadının sanatçı olmasından mütevellit çevresi haliyle bayağı geniş. İnsanlarla ilişki geliştirmek pek zor değil onun için. Ama reel hayatta sosyal statüsüne zeval gelmesin diye pek tercih etmemiş bu yolu çareyi sanal mecralarda aramış. Kadının profili hayli iç açıcı karşıdaki için.
Gelir düzeyi iyi, sanatçı, entelektüel birikimi hayli fazla, gezmeyi seven, yeniliklere açık, güzel bakımlı bir kadın. Mükemmel gibi duruyor. Yazdığına, çizdiğine, profil resmine bakanın kadına tav olmaması için hiçbir pürüz yokmuş gibi. Ama gel gör ki sanal platformlarda başlayan hiçbir ilişkisi reel dünyada karşılık bulmamış. Kadınla birlikte olan her er kişi yaka silkerek koşarak uzaklaşmış resmen. Maddi manevi çok yıpranmış kadın, karşısındakiler de öyle. Birlikte olduğu er kişiler de kadından aşağı kalır yanı olmayan insanlar. Çünkü kadın tercihlerini yaparken öyle her önüne gelen kişiyi seçmiyor birlikte olmak için. İyi eğitim ve gelir seviyesi arıyor.
Peki kadın aradığını neden bulamıyor bir türlü? Onca ilişkiden sonra neden hala tek?
Çünkü kadın tam bir ruh hastası; bakın bu bir mecaz değil hakikaten öyle ve bunun farkında bile değil. Karşısındaki insanın sınırlarına tecavüz etmekten geri durmuyor, tam bir manipülatör aynı zamanda bağımlı bir kişiliği var vs.
Deştikçe ta ebeveynlerine kadar dayanan travmaları var. Patolojik bir kişilik örgütlenmesi gelişmiş kadında. İşin kötü tarafı kabullenme noktasında da hayli sıkıntılı. Sürekli insanlara bunu hak etmediğinden bahsediyor. Son ilişkisi onu intihara teşebbüse kadar götürmüş. Bir sürü iç çatışması var ve hepsini öteliyor.
Daha önce de yazmıştım; aynalar insanın içini göstermiyor. Kendimiz bile farkında değiliz çoğunlukla kendimizin, insan tam bir muamma. Çokça karışılaşmışsınızdır süpriz kutularıyla. Ben zaman zaman kendimden de örnekler veriyorum yazılarımda; hayatımı aman aman zehirlemeyen ama yok sayarak ilerlemeye çalıştığım tuhaflıklarımdan. O muamma tam olarak biziz ve bırakın ekranın diğer ucunda bulunan iki satırı kendimizi bile çözebilmiş değiliz. Bu kumarı oynayıp parasını kasaya kaptırmayanı tebrik ediyorum o yüzden.
Zaten kimse de yoğurdum ekşi demiyor anacım, ne yaparsınız.