Bulutlu bir gökyüzünün buğulu bir deniz ve uçurumla birleştiği yerde kapattı kontağı. Yan koltukta duran kitabın arka kapağındaki Paulo Coelho ile göz göze geldi bir an. Veronika'nın öyküsüne şahit olmak fazlasıyla hırpalam…
Avukat : Üzgünüm ama bu durumda elden fazla bir şey gelmiyor. Suçsuzluğunuza tüm kalbimle inanmama rağmen elimde sizi kurtaracak ya da cezanızı hafifletebilecek hiçbir dedil yok. Bu yaşanan kötü bir tesadüf olmalı. Anlayacağınız …
25 yıl boyunca sürdüğü yol, bir mecburi yön levhasının önüne getirmişti onu. Sağa çekti woswosu. Kontağı kapatıp, el frenini çekti. Öfkeyle açıp kapıyı indi yolun kenarına. Ufuk, belki ovaya belki sarp kayalıklara ya da bir deniz…
Gün ışımadan uyandı Fahrettin, sessizce yatağı terk etti. "Yaş kemale erince, uykuyla arası limoni oluyor insanın" derdi, fazla uyumazdı zaten. Hanımı uyandırmamak için parmak uçlarında çıktı odadan. Gece yarısına kadar…
Hakkı: Sezgin bulaşıkları niye yıkamıyorsun oğlum sen. Sıra sende değil mi? Her seferde bu krizin eşiğine getiriyorsun bizi. Ne okuyorsun sen öyle? Sezgin: Ayrılığın abc'si, başka ne olacaktı? Niletikli bir buhran. Okuduğum…
1297, 1298, 1299 1300... Yolu yarılamış parkın başına varmıştı işte. Çok severdi bu yolu yürümeyi. İlkbahar ve sonbaharda kokular daha konuşkandı. Daha çok şey anlatırlardı. Sonbaharın kokusunu içine çeke çeke, sararan ağaçları h…
Yoğun bakım ünitesinin sürgülü kapısı usulca açıldı. Hastanede gerçekleşen en usul şey belki de otomatik kapıların açılma ve kapanmasıydı. Yorgunluklar, umut ve umutsuzluklar, sancı çekmeler, korkular ve hatta uykular bile telaşl…
Neredeyse bir haftadır parkın bu köşesini mesken tutup aynı manzarayı resmetmekten öylesine sıkılmıştı ki. Böyle küçük dokunuşlarla bitebilecek gibi değildi bu tablo. Bu huzurlu akşamüstlerinin, güneş batarken tabiatın büründüğü …
Diyalog 1 X: Günaydın. Y: Günaydın. Geciktin bu sabah hayırdır. A! Ne oldu sana, yüzün kireç gibi? Çok kötü görünüyorsun şekerim, gözaltların morarmış, avurtların çökmüş sanki. X: Oğlan biraz rahatsızdı, bütün haftasonu onunla u…
Çok yalan söylerim ben. Öyle bir yalan söylerim ki yüzüm dahi kızarmaz. Kimse hiçbir şey anlamaz. Kendim bile inanırım bazen. İflah olmaz bir yalancıyım işin aslı. Şaşırdınız mı, kızdınız mı? Durun durun hemen vurmayın bir dinley…
Kapısı ardına kadar açık kafesimden yazıyorum. Tutsaklığımın kaçıncı günü bilemiyorum; bıraktım çeteleyi. Bir ehemmiyeti kalmadı artık gün doğumunun, benim günüm hep gece nasılsa. Saliselerine bile tutunup güç bulduğum zamanı s…
Yaz kış, gece gündüz fark etmeksizin oradaydı deli Seyfi, sokağın tam ortasında. Kimseye zararı yoktu, ara sıra gelen geçenden sigara ister, sigaram yok diyene de sigara ikram ederdi. Dilsizdi konuşamaz işaretlerle anlatırdı derd…
Bir stradivariusun sahte neşesine tanıklık ediyordu bugün ev. Bir bahar tüm ihtişamıyla büyüyüp serpiliyordu geride sessiz sedasız. Çeşit çeşit çiçeklerle bezenecekti az sonra ortalık. Bir bahar tüm renkleriyle girecekti kapıd…