Üzerine düşünülmesi, konuşulması ve yazılması en zor konulardan biri intihar. İnsanın yaşamaya dair hiçbir umut taşımaması fikri alışılmışın çok dışında herkes için sanırım. Öyle kolay karar verip uygulanacak bir eylem değil, intihar düşüncelerinin nedenleri çok çeşitli olabilir ve bireysel faktörler, hayat olayları ve sosyal etkileşim gibi faktörlerin etkisi altında oluşabilir. İntihar düşünceleri, duyguları ve eylemleri her zaman psikolojik problemlerin bir sonucu olarak ortaya çıkmaz, ancak sıklıkla ciddi zihinsel sağlık sorunları ile ilişkilendirilir. Bu problemler arasında depresyon, kaygı, bipolar bozukluk, şizofreni, yeme bozuklukları, madde bağımlılığı ve travma sonrası stres bozukluğu yer alır.
Ne olursa olsun çözüm yolları her zaman var. Poliklinikler, terapistler veya destek grupları kaynak sağlayarak onlara yardımcı olabilir. Daha da önemlisi, insanın kendine yardım etmesini öğrenmesi ve kendine iyi bakmaya odaklanması gerekir. Marukami de bu defa intihar konusu ekseninde bir esere imza atmış. Yazarın 2007 yılında yayınlanan romanı “İmkansızın Şarkısı” da bu açıdan oldukça özel bir eser. Yarattığı sıradışı karakterler ve yarattığı gerçeküstü atmosferle, okuyucuyu hayal gücünü sınırların ötesine taşımış yine Marukami.
Eser, ana karakter Toru Watanabenin, gençliğinde ve iç dünyasında derinlemesine bir yolculuğa çıkarıyor okuyucuyu. Toru'nun hayatındaki kırılmaları, acıları ve aşkı okuyuyorsunuz. Murakami, bu eserde, daha çok gençlik dönemindeki insanların hayatlarını ön plana çıkarmış. Eserde olay örgüsü, dolambaçlı ve gizemli bir yolla anlatılmış. Okuyucu, her sayfada, romanın merkezinde neler olacağına dair ipuçları yakalamaya çalışıyor.
Romanın en önemli teması ise kaybedilen aşk. Watanabe, iki kadın arasında kalıyor; Naoko ve Midori. İkisi de onun için özel bir yere sahip olmasına rağmen, Watanabe sadece birine aşık. Bu kararı verirken, geçmişteki bir acıyı yeniden hatırlıyor ve tekrar yaşamaya başlıyor.
Romanda, ayrıca Japon toplumunun kültürel özelliklerine de çokça değinmiş Marukami. Dünya Savaşı sonrasında yeniden inşa edilen Japon toplumundaki değişimler, karakterlerin ilişkilerindeki dinamiklere etkilerinden bahsetmiş. Murakami, okuyucuyu Japonya'nın kültürüne ve modernizme geçiş sürecine götürüyor. Bu geçiş dönemi, Japonya'nın sosyal ve psikolojik değişimlerini de yansıtıyor.
Naoko'nun zihinsel sağlık sorunları ve kayıp kardeşiyle olan hesaplaşması, romanın ruhsal temasını oluşturur. Murakami, karakterlerin hayatla mücadelelerinde müzik, seks ve uyuşturucular gibi unsurları kullanmış. Bu unsurlar sadece karakterlerin kişisel maceraları için değil, aynı zamanda modern Japon kültürünün yansıması olarak kullanmış.
İmkansızın Şarkısı, Murakami'nin diğer romanlarına kıyasla daha yavaş tempolu ve karanlık bir hikaye. Yazar, karakterlerin iç dünyalarında dolaşırken, okuyuculara aşk, kayıp ve umut üzerine düşündürmüş.
Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.
