"Devinimin olduğu yerde ışık, ışığın olduğu yerde kaçınılmaz biçimde gölge vardır. Hayat ışıkla mümkünse de, hayatın anlamı gölgelerde saklı durur. Zamanın ölü doğmuş çocuklarını görürsünüz karaltıların içinde. Sözcükler, suskunluklar, şarkılar, ağıtlar, yeminler, ihanetler, kahkahalar, gözyaşları, sevinçler, hayal kırıklıkları ve yüzler... En çok da yüzler. Neden söz ettiğimi biliyorsunuz. Bütün aşklar küllenir, bütün babalar ölür, bütün hikâyeler biter. Birinin, yıkıntıların nöbetini tutması gerekir; işte o yüzden, biri hariç, bütün çocuklar büyür."
Oğullar ve Rencide Ruhlar kitabının kahramanı beş yaşındaki Alper Kamu'nun macerası Cehennem Çiçeğiyle devam ediyor. Beş yaşındaki dahi dedektif Alper, başını belaya sokmadan duramayanlardan.
Alper bu defa bir yandan mahalleye yeni taşınan komşu çocuğu Mehmet'in katilini ararken diğer taraftan da yakın zamanda ölen amcasının geçmişindeki sır perdesini aralıyor. Beş yaşındaki minik kalbi ilk aşkla çarparken ölümle burun buruna geliyor. Sözünü esirgemeyen, savcıya ve polise kafa tutmaktan çekinmeyen Alper bol bol güldürürken diğer yandan hüzünlendiriyor okuyucuyu.
Alper Kamu serisinin en sevdiğim kitabı oldu Cehennem Çiçeği. Karşı karşıya kaldığı acı gerçekler karşısındaki metanetine hayran kalmamak elde değil Alper'in, beklenmedik hüzünlü bir sonla bitiyor eser. İnsan ilişkilerine ve aşka dair çok güzel tespitler yapan Canıgüz su gibi akan bir esere imza atmış. Bu arada Canıgüz Alper Kamu'yu kalıcı bir karaktere dönüştürüyor bu eserle. Canıgüz'ün kara mizahını seviyorum ben. Tüm kitaplarını okudum. Yaz sıcaklarında sürükleyici bir şeyler arayanlara tavsiye ederim.
Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.
