"Siyaset at terbiyeciliğidir." demişler. Arapça kökenli bir kelime olan siyaset, her ne kadar bir sorumluluğu ifade etmek için kullanılsa da kelimenin kökü seyis sözcüğüdür, azgınlaşmış atı yola getirip sakinleştiren bakıcı anlamındadır.
Düşünen, sorgulayan neticesinde belki isyan edip kazan kaldıran halkı ehlilleştirip toplumdaki dengeyi sağlamak ve bu dengeyi korumaktır siyaset. Bu uğurda başvurulacak yöntemin meşruluğunun maalesef pek bir önemi yoktur. Şahlanmış bir at rüyalarda hayra yorulsa da, atın tekmelerinden nasibini alma riski siyasetçinin kabusudur.
José Saramago'nun Körlük eserinin devamı nitelindeki Görmek; baskıya, tehtide hatta şiddete rağmen dizginlenemeyen şaha kalkmış halkın hikayesini konu alır. Vakti zamanında beyaz bir körlükle sınanan halk, gözlerindeki perdenin kalkmasıyla sorgulayıp sessiz fakat etkili bir protesto ile devleti sabote eder. Yalan, sansür, bir günah keçisi bulup suçu ona yıkmak gibi her türlü yolu deneyen; elindeki tüm imkanlarla isyanın kaynağını bulmaya çalışan erk sahipleri, bir yandan da ucu cinayete kadar varan pis oyunlar oynamaktan çekinmez.
Eser, insanların gerçekten istemesi halinde bir yönetim erkine boyun eğmeksizin insan onuruna yakışır kardeşçe bir yaşamın inşaa edilebileceğini gözler önüne sererek, devletin zirvesinde yaşanan politik çekişmeye ve ayak oyunlarına ışık tutmuş. Noktalama işaretleri ile arası limoni fakat uzun paragrafların mimarı Saramago'nun isimsiz distopyası, siyasi eleştiri türünde ve oldukça akıcı dahası merak uyandırıcı.
Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.
