Bireyin toplum içinde yaşamını temelden etkileyen bürokrasinin tarihteki ilk örneğine milattan üç bin yıl kadar önce Mısırda rastlanmış. Mısırlılar, Nil nehrinin kullanımına ilişkin kurallar belirleyip uygulamayı da denetlemek için birimler kurmuşlar. Sonrasında tüm medeniyetler devletin faaliyetlerini yürütmesine ilişkin işlemleri kurallara bağlamışlar.
Max Weber'in detaylı incelemesine konu olan bürokrasi kavramının ülkemizde uygulanış biçimi ise tarih boyunca genelde kuralcı ve disiplinli, halkı önemsemeyen bir yöntemin kötü bir uygulaması olarak yapılanmıştır. Ülkemizde devlet dairesine yolu düşen vatandaş "bugün git yarın gel" düsturuyla işleri kırtasiyeciliğe boğan bir anlayışla karşılaşmıştır. Teknolojinin devreye girmesiyle bürokratik işlemler eskisi kadar zor değilse bile insanların devlet dairelerinde yaşadıkları travmatik yaşantılar insanları devlet dairelerinden soğutmuştur.
Herkesin kendinden bir parça bulacağı, yazılı eserlere, tiyatro oyunlarına, filmlere konu olan Yaşar Yaşamaz'ın hikayesiyle Aziz Nesin de bürokrasiyi hicvederek unutulmaz bir esere imza atmış. Klişe tabirle güldürüp düşündüren türde eserlerde kafadan bir numaraya oynar bu eser.
Bir yanlışlık sonucu nüfusta ölü olarak kaydedilen, bütün yaşantısı boyunca bir kimlik edinmeye çalışan, sonunda da hapise giren Yaşar'ın hikayesini her eserinde olduğu gibi samimi ve akıcı üslupla anlatmış Aziz Nesin.
Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.
