Sessizliğe Hayranlık

 

İnsan kendisini nerede yabancı hissediyorsa, orası onun diasporasıdır (anavatanı dahil).


Diaspora kavramı, başka ülkeye tarihi travmalar sonucu yerleşen, kültürel bir çerçevede örgütlenmiş, siyasal amaçları olan topluluklar için kullanılan bir kavramdır. Diaspora ile edebiyatın yollarının kesiştiği noktada ortaya hakikaten bazen çarpıcı eserler çıkar. Sanatçı, bir yandan mensubu olduğu toplumun tarihini, kültürünü, sorunlarını irdelerken diğer taraftan da bu topluluğu bir şekilde temsil eder. 

Tarihi insanlık tarihi kadar eski olan; içerisinde sosyal, kültürel, ekonomik birçok unsura ait acıyı barındıran göç kavramı ve yarattığı travmayı gerçeklikten kopmadan edebi bir kurgu içerisinde işlemiş Sessizliğe Hayranlık. 

Nobel Edebiyat Ödüllü, diaspora edebiyatının sağlam yazarlarından Abdulrazak Gurnah tarafından kaleme alınan eser, Zanzibar'dan İngiltere'ye göç eden bir mültecinin yaşadığı aidiyet, kimlik, ırkçılık ve kabul görme gibi sorunlara değinmiş. Eserin ilk kısmında isimsiz anlatıcının İngiltere'de yer edinme ve yabancı bir kültüre adapte olma çabasını, ikinci kısmında ise ülkesi Zanzibar'da kopmuş aile bağlarını ve ülkesine yabancılaşmasını anlatmış Gurnah. Yazar, Zanzibar'ın yakın tarihini anlatırken sömürgecilik kavramını da suçlu aramadan eleştirmiş. Neticede iki kültür arasında kalıp kimlik sorunu yaşayan anlatıcının sonu bilindik ama verilen mesaj aslında tüm insanlığı ilgilendiriyor.

Yazarın kullandığı betimlemelerin, akıcı üslubun güzelliğinin yanı sıra karakterin iç dünyasındaki karmaşayı yansıtma biçimini, tespit ve analizlerini severek okudum. Daha öncede Kumdan Yürek ve Terkediş isimli eserlerini okumuş onları da sevmiştim.

Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.

Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Yorum Gönder (0)
Daha yeni Daha eski

About