Martin Eden

Kendi hazlarımı insanoğlunun ittifakla verdiği hükümlerden önemsiz görmeyeceğim. Eğer bir şeyi sevmediysem sevmedim demektir, o kadar. Şu güneşin altındaki hiçbir sebep sadece türdeşlerim çoğunluk olarak onu beğeniyor veya beğenilmesi gerektiğine inanıyor diye o beğeniyi benim de taklit etmemi gerektirmez. Hoşlandığım ya da hoşlanmadığım şeylerde modayı takip edecek değilim.

Ben kimim? Kim olacağım?

Varoluşun farkındalığıyla sorulmuş bu iki soru, insanın yaşamındaki itici gücü bulmasını sağlayacak sorulardır. İnsanın varoluşunu anlamlandırmaya yönelik sorduğu bu iki soru aynı zamanda insanı yaşantısının sınırlarını keşfetmesini de sağlayan sorulardır.

Varoluştaki bu anlam arayışı ve sınırlarının farkındalığı, bireyin çevresini kuşatan, belki de mantığına hiçbir şekilde sığdıramadığı din, ahlak, toplumsal kurallarla çatışmasına da neden olabilecek sorulardır. Aslında özgürlüğe mahkum edildiğiniz, özgür iradenizin çeşitli mekanizmalarla baskı altına alındığı bir hayatla yüzleştiğiniz noktada başlar varoluşsal çatışmalarınız. Düşündükçe, çözdükçe, yaşadığınız toplumun değerlerine yabancı, yalnızlar kervanın şerefli bir üyesisinizdir. (Gelenekçi bir toplumda varoluş mu sorgulanır, a böyle kalırsınız sap gibi :))

Martin Eden'ı bu soruları sormaya iten olguysa aşktı. Onu, ait olduğu işçi sınıfından koparan sonrasında burjuvazinin soğuk yüzüne çarpmasına ve yaşadıklarınının tamamı sonucunda hayatın anlamsızlığını kanaat getirmesine neden olan bir yürek çarpıntısıydı. 

Jack Londan'ın yarı-otobiyografik eseri Martin Eden, bir başarı hikayesi olduğu kadar bir çöküşü anlatır. Yazar olmak ve sevdiği kadınla birlikte olmak adına ölümcül şartlar altında hayata tutunan bir genci konu edinir. Okuyup araştırdıkça gelişen ve değişen bir bakış açısını derinlemesine işlemiş London. 

Varoluşçu temaları edebi eserlerinde belirgin bir şekilde kullanan London, hem bireyci olarak kurguladığı Martin Eden'a hem de bireyciliğe sağlam bir kroşe çakmış. Edebiyat, sosyoloji, felsefe gibi birçok konuya keskin dalışlar yapan London'ın diyaloglardaki tez ve antitezleri gerçekten etkileyici. Üzerine sayfalarca yazmak istiyorum ama siz bu eseri kaçırmayın okuyun. 

Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Yorum Gönder (0)
Daha yeni Daha eski

About