Körlük

Viktor E. Frankl, 2. dünya savaşı sırasında kapatıldığı toplama kampında yaşadıklarını anlattığı İnsanın Anlam Arayışı'nda şöyle der;

"Bir insan, acı çekmenin kaderi olduğunu gördüğü zaman, acısını kendi görevi olarak kabul etmek zorunda kalacaktır. Bu onun tek ve eşsiz görevidir. Acı çekerken bile evrende eşsiz ve yalnız olduğu gerçeğini kabullenmek zorunda kalacaktır. Biz tutuklular için bu düşünceler gerçeklikten uzak spekülasyonlar değildi. Bunlar, bize yararı olabilecek tek düşüncelerdi. Bunlar, hayatta kalma şansımız asla yokmuş gibi göründüğü zamanlarda bile bizi umutsuzluktan korumuştur."

Hayatta kalma isteği hakkında Sigmund Freud'un “Haz Prensibi,” acıdan kaçma ve hazza yönelme arzusunu anlatır. Maslow ve ihtiyaçlar hiyerarşisi insanın yaşama istencini kategorize etmeye çalışır. Schopenhauer'e göre dünyadaki her şey bu isteğin ifade edilmesidir. 

Görüldüğü üzere hayatta kalma isteği insanın hatta tüm canlıların temel dürtülerinin başında ve en elzemidir. Ve kendi benini yaşamda tutmaya çalışan canlı, bu dürtüden hareketle başka bir canlının yaşamına bile kast edecek kadar bencildir. 

Nobel edebiyat ödüllü Jose Saramago ise post apokaliptik bir dönem yaratarak sistemi eleştirdiği romanında şöyle tanımlıyor bencilliği;

"Hepimizin üzerimizde ikinci bir ten gibi taşıdığımız, adına bencillik denen şeyden yoksun kişi henüz anasından doğmadı, o ikinci ten öylesine kalındır ki, birinci tenimiz bir evet ya da hayır yüzünden hemen kanarken ona hiçbir şey olmaz."

Tüm şehrin beyaz bir körlükle sınandığı bir distopyayı anlatan roman, toplumların ahlaki çöküşüne demir atmış. Kimsenin görmediği bir dünyada yapılabilecek zalimliklerin sınırlarının olmadığını ortaya koymuş. Aslında her daim burnumuzun dibinde cereyan eden bakıp da görmekten imtina ettiğimiz dehşeti gözler önüne sermiş yazar. 

Karakterlerden birinin söylediği gibi;

"Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük, Gören körler mi, Gördüğü halde görmeyen körler."

Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.

Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Yorum Gönder (0)
Daha yeni Daha eski

About