Yangın Merdiveni

Yangın merdiveni bir kahve molası...

A: Hayat sürprizlerle dolu. Hiç olmaz dediğin şeyler oluyor bazen.

B: Çok haklısın be kanka. Bana da şapkadan tavşan çıktı geçen gün. Berber Salih aşağı mahalleye taşımış dükkanı.

A: Gidenlere el sallamakla geçti ömrümüz. İçimize akıttık göz yaşlarımızı silenimiz olmadı hiç.

B: Evet ya. Fena koydu bana da adama da bir şey diyemedim.Bizim mahallede kiralar uçmuş diyorlar. Hem üşeniyom hem sevmiyom o mahallenin bebelerini. Yiyecek gibi bakıyorlar adama.

A: Karanlıkta yürürken gölgen bile seninle değil! Kimseye sırtını dönme diye boş yere dememişler.

B: Hiç deme, hep aklıma gelir berber koltuğunda. Neticede savunmazsız bir hal. Usturaya bir nefes yakındasın ortağım. Herifin eli bir kayarsa yandı gülüm keten helva. Vallahi şah damarı keser atar. Eşek cennetine tek yön bilet keser adama. 

A: O değilde kimseye güvenmemeyi en çok güvendiğimiz  insanlardan öğrenecekmişiz. Dünyanın küçük olduğunu “Seni dünyalar kadar seviyorum.” deyip gidenden öğrenecekmişiz. İşte canın yandığında koştuğun adam da canını yakınca, nereye gideceğini bilmiyor insan.

B: Doğru diyon kanka ya, insanın üstüne çöküyordu dengesiz herif. Her traşta kaç defa çizdi benim çeneyi de gık diyemedim. Adam eski esnaf babamızı, amcamızı traşlamış  nere gidelim. Ata geleneği işte. Kalbi kırılmasın dedik sustuk. 

A: Tarihten de eski bir müzayede salonu oldu sanki yüreğimiz: paha biçilemiyor artık aldanışlarımıza. Oysa şenlik yeriydik yalanlar söylediler aşkımıza ve dağıldık. Gecenin bitişi gibi…

B: Ben de çok ayar oluyorum o duruma be kanka. Verdiği hiçbir tüyo tutmuyordu. İşkembeden sallıyordu şerefsiz. İlk ayakta kaç defa yaktı kuponlarımı, sütçü beygirlerine yükledik sermayeyi.

A: İnsana en çok ne koyar bilir misin? Sen ona tüm hayatını hediye etmişken, onun kendisini başkasına hediye etmesi!

Kim bilir, bizim masalın kahramanı, başka bir hikâyenin figüranı olmaya gitmiştir belki de.

B: Haklısın ortağım ben de çok tutunacağını sanmıyorum o mahallede. Barındırmazlar Salih abiyi.

A: Aslında onları değil onların bizde yarattığı güven duygusunu severiz. Ve asıl içimizi acıtan, onların gidişi değil o güveninin yitişidir.Olsun onların çelme taktığı yerden başlarız hayata; varsın yara içinde kalsın dizlerimiz, yüreğimiz kadar acımaz nasıl olsa!

B: Ne diyon avm 'nin içindeki salona mı takılsak? İş yerinin dibi oğlum. Hem sosyete takılıyor buraya az gözümüz şenlenir. Öğle arası halleder döneriz işimizi.Salih abinin havlular çok pis nem kokuyordu, muhabbeti de leşti zaten. 

A: İşte böyle. Sağol dostum ya seviyorum seninle dertleşmeyi. Beni dinleyen bir sen varsın zaten, iyi ki varsın.

B: Ne demek ortağım her zaman. Vazifemiz, dostlar bu günler içindir. Kanka yanlız kafama bir şey takıldı kulağındaki küpemi kulaklık mı? Anlamıyorum bu yeni zabazingolardan.

A: İyi dinliyorsun dedim dostum. Muhabbetin iyi demedim.

B: Gel lan buraya!

Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Yorum Gönder (0)
Daha yeni Daha eski

About